Siyasi ilişkiler:
Rusya, tarih boyunca Türkiye için önemli bir komşu ülke olmuştur. Rusya Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti’ni tanıyan ilk büyük güç olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Rusya Federasyonu’nun kurulmasıyla birlikte, 500 yılı aşkın bir geçmişe sahip Türk-Rus ilişkilerinde de yeni bir döneme girilmiştir.
Her iki ülke, bölgelerinde barış, istikrar ve refahın geliştirilmesi yönünde çalışılması hedefini paylaşmaktadırlar. Uluslararası ortamda meydana gelen değişimler ile barış ve istikrara yönelik olarak ortaya çıkan yeni tehdit ve riskler, Türkiye ve Rusya arasındaki geliştirilmiş işbirliğinin küresel ve bölgesel düzeyde güvenlik, istikrar ve refahın önemli bir boyutunu oluşturduğunu göstermiştir. Türkiye, her iki ülke arasında, halihazırda karşılıklı güven, dostluk ve işbirliği temeline dayanan iyi komşuluk ilişkilerinin ortak çıkarlara hizmet edecek şekilde daha da geliştirilmesi amacını gütmektedir.
Bu işbirliğinin somut sonuçlarını özellikle ticaret ve enerji alanlarında görmek mümkündür. Rus doğalgazının Karadeniz’in altından geçen bir boru hattıyla Türkiye’ye ulaşmasını sağlayan ve resmi açılışı töreni 2005 Kasım ayında yapılan “Mavi Akım Projesi” bu işbirliğinin somut bir göstergesidir. Türkiye esasen 2003 Şubat ayından itibaren bu boru hattından doğalgaz almaya başlamıştır. Türkiye’de tüketilen doğalgazın yaklaşık olarak yüzde 70’i Rusya Federasyonu’ndan ithal edilmektedir. Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki mevcut ticaret hacmi 28 milyar Doları aşmış ve böylece Rusya, Almanya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük ticari ortağı haline gelmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, Rusya’dan yüksek miktarda doğalgaz ithal edilmesinin sonucu olarak, Türkiye’nin bu ülkeyle olan ticaret dengesi Türkiye aleyhine önemli ölçüde açık vermektedir. Türk müteahhitleri toplam değeri 26 milyar Doları bulan ihalelerle Rus inşaat pazarında önemli bir yer edinmişlerdir. Türk şirketlerinin Rusya’daki yatırımları 5.6 milyar Doları aşmıştır. Ülkemizi 2007’de ziyaret eden Rus turistlerin sayısı 2.5 milyonu bulmuştur. Tüm bu rakamlar ve 2007 yılının ülkemizde “Rusya Yılı” olarak kutlanması ve 2008 yılının da Rusya’da “Türkiye Yılı” olarak kutlanıyor olması da ikili ilişkilerimizdeki olumlu seyri yansıtmaktadır.
Aynı zamanda, iki ülke arasında gerçekleştirilen karşılıklı ziyaretler, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, işbirliği alanlarının çeşitlendirilmesi ve siyasi diyalogun derinleşmesine katkıda bulunmuştur. 16 Kasım 2001 tarihinde imzalanan “Türkiye-Rusya Federasyonu Avrasya’da İşbirliği Eylem Planı“, ikili işbirliğini çok boyutlu bir ortaklık düzeyine çıkararak geliştirme yönündeki karşılıklı iradeyi ortaya koymuştur.
İki ülke arasındaki ilişkiler zamanın Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün 2004 Şubat ayında son 8 yıl içinde Türkiye’den RF’ye Dışişleri Bakanı düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliği taşıyan resmi ziyaret ile yeni bir ivme kazanmıştır. Ziyaret vesilesiyle taraflar, ikili işbirliğini çok boyutlu ortaklık düzeyine çıkarma konusundaki kararlılıklarını teyit etmişlerdir.
Zamanın Dışişleri Bakanı Gül’ün ayrıca, çok taraflı görüşmeler çerçevesinde 2004 Mayıs ve 2006 Kasım aylarında olmak üzere ikili düzeyde temaslarda bulunulmasına da imkan tanıyan Moskova ziyaretlerine Rus Dışişleri Bakanı Lavrov da Mayıs 2006’da ülkemizi ziyaret ederek karşılık vermiştir.
RF Devlet Başkanı Putin’in Aralık 2004’te ülkemize gelişi, 1972 yılında dönemin Yüksek Prezidyum Başkanı Podgorni’nin Türkiye’yi ziyareti hariç tutulduğunda, Türk-Rus ilişkileri tarihinde Rusya’dan ülkemize en üst düzeyde gerçekleşen ilk resmi ziyaret niteliği taşımaktadır. Bu tarihi ziyaret, temasların sonunda yayınlanan “Dostluğun ve Çok Boyutlu Ortaklığın Derinleştirilmesine İlişkin Ortak Deklarasyon”un da ortaya koyduğu üzere, ikili ilişkilere yeni bir ivme kazandırmıştır.
Onuncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in 2006 Haziran ayında Moskova’ya yaptığı iade-i ziyaret, Rusya Federasyonu’nun kuruluşundan bu yana Türkiye’den bu ülkeye Cumhurbaşkanı düzeyindeki ilk ziyaret olması bakımından ayrı bir önem taşımıştır. Keza, Başbakan Erdoğan’ın 2005 Ocak, Mayıs ve Temmuz aylarında gerçekleştirdiği Rusya ziyaretleri ve Başkan Putin’in aynı yıl 17 Kasım tarihinde Samsun’da düzenlenen Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın açılış törenine ve 25 Haziran 2007 tarihinde 15. kuruluş yıldönümünü vesilesiyle İstanbul’da düzenlenen KEİ Zirvesi’ne katılması, ikili ilişkilerin ve ortak çıkarlara dayalı işbirliğinin daha da geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Son yıllarda gerçekleştirilen bu üst düzey temaslarda ekonomik alanda ve özellikle enerji sektöründe işbirliğinin geliştirilmesi hususu ön plana çıkmıştır.
Son olarak, Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın yeni yılın ilk resmi ziyaretleri arasında, 19-20 Şubat 2008 tarihlerinde Moskova'ya gerçekleştirdiği ziyaret yer almıştır.
Ticari ve ekonomik ilişkiler:
- 1990’lı yıllarda Rusya’yla ikili ilişkilerimizde itici güç rolü oynayan ticari ve ekonomik ilişkiler 2000’li yıllarda da gelişmeye, çeşitlenmeye ve derinleşmeye devam etmiştir.
- 2002 yılından bu yana ikili ticaret ciddi bir sıçrama yapmıştır. 2002 yılında 5 milyar Dolar olan ikili ticaret hacmimizin 2007 yılında 28 milyar Doları aşması %500’e yakın çarpıcı bir artışa işaret etmektedir.
- Halen Rusya Türkiye’nin 1., Türkiye de Rusya’nın 7. ticari ortağı konumundadır. Diğer yandan, Türkiye, Rus gümrük makamlarının verilerine göre, Hollanda, İtalya ve Almanya’dan sonra Rusya’nın 4. büyük ihracat pazarı haline gelmiştir. Bu verilere göre, Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Çin gibi komşularına nazaran Türkiye’ye daha fazla ihracat yapmaktadır.
- Öte yandan, ikili ticaret hacmimizde kaydedilen artışa paralel olarak, ikili ticaretimizde Rusya’dan petrol ve doğalgaz ithalatımızın önemli bir paya sahip olması nedeniyle, Rusya’yla ticaret açığımız giderek artmaktadır.
- 2008 yılı itibariyle Türk iş çevrelerinin Rusya genelindeki ticaret ve iş merkezleri, gıda ve içecek, şişe, cam, beyaz ve kahverengi eşya ile diğer sektörlerdeki yatırımlarının tutarı 6 milyar Dolar civarındadır.
- Son yıllarda, başta enerji, iletişim, turizm ve demir-çelik sektörleri olmak üzere Türkiye’deki Rus yatırımları da ivme kazanmış olup, bunların toplamının 4 milyar Dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.
- Müteahhitlik hizmetleri bakımından Rusya Türkiye için çok önemli bir pazar teşkil etmektedir. Rusya genelinde iyi kalite-uygun fiyat-süratli iş-ileri teknoloji kullanımı özellikleriyle takdir toplayan Türk müteahhitleri tarafından Rusya’da şimdiye kadar üstlenilen işlerin toplam değeri 24 milyar Dolara yaklaşmıştır (Büyükelçiliğimiz Ticaret Müşavirliğinde kayıtlı iş alındı belgelerine göre). Son yıllar itibariyle, müteahhitlerimiz yurtdışındaki toplam taahhüt işlerinin yaklaşık %’ini Rusya’da gerçekleştirmişlerdir.
- Türk müteahhitleri 2014 Kış Olimpiyatlarına evsahipliği yapacak olan Soçi’deki büyük inşaat ve altyapı projelerini en iyi şekilde gerçekleştirebilecek deneyime ve imkanlara sahiptirler. Rus makamları da bu yönde teşvik edici beyanlarda bulunmaktadırlar.
- Ekonomik faaliyetlerin önemli bir bölümü Moskova’da kararlaştırılıp uygulamaya geçirilmekle birlikte, Rusya’daki gelişen bölge ekonomileri de iş alemimiz için geniş fırsatlar sunmaktadır. Rusya’nın bölgelerindeki iş potansiyelinden istifade edilebilmesi amacıyla ilgi duyan şirketlerimizin bu bölgeleri ziyaret etmeleri, yerel yöneticilerle ve iş çevreleriyle temas kurmaları yerinde olacaktır.
Enerji:
- Enerji alanında işbirliği Türkiye-Rusya ilişkilerinin bir başka önemli boyutunu oluşturmaktadır. Ciddi bir potansiyele sahip olan bu alandaki işbirliği karşılıklı çıkar, anlayış ve güven temelinde gelişmektedir.
- Türkiye’nin doğalgaz ve petrol ithalatında Rusya sırasıyla birinci ve ikinci sırada yer almaktadır. Doğalgaz ithalatımızın %65’i, petrol ithalatımızın ise yaklaşık %’i Rusya’dan gerçekleştirilmektedir. Türkiye Almanya ve İtalya’dan sonra Rusya’nın en fazla doğalgaz ihraç ettiği 3. ülke konumundadır. Rusya, ayrıca, kömür ithalatımızda da önemli bir tedarikçi konumundadır.
- Türkiye’ye yönelik enerji sevkiyatı dışında Rus şirketlerinin Türkiye’deki doğalgaz dağıtım şebekesinin özelleştirme ihalelerine, doğalgaz depolama tesislerinin ve nükleer santraller dahil olmak üzere enerji santrallerinin inşasına ilgi duydukları bilinmektedir.
Turizm ve kültürel ilişkiler:
- Ekonomik boyutunun yanısıra iki ülke halklarının birbirlerini daha iyi tanımasına, kültürel ve sosyal bağların güçlenmesine de katkıda bulunan turizm ikili ilişkilerimizin önemli bir boyutunu teşkil etmektedir.
- Türkiye, Rus turistler nezdinde en çok tercih edilen ülke konumunu korumakta olup, 2007 yılında ülkemizi yaklaşık 2.5 milyon Rus turist ziyaret etmiştir. 2008 yılı verileri de bu trendin artarak sürdüğünü göstermektedir. Rusya ülkemize en çok turist gönderen ülkeler arasında Almanya’dan sonra ikinci sıradadır.
- 2007 yılında Türkiye’de kutlanan Rus Kültür Yılı ve 8 Nisan 2008 tarihinde Moskova’da açılışı gerçekleştirilen Rusya’da Türk Kültür Yılı, ikili ilişkilerimizin diğer boyutlarına nazaran geri planda kalmış olduğu gözlemlenen kültürel alandaki işbirliğine ivme kazandırmıştır.
|